Değerli basın mensupları,
Değerli meslektaşlarım,
Hepiniz TMMOB Haftası kutlama etkinliklerimize hoş geldiniz.
6235 sayılı TMMOB Yasasının kabulünden sonra, 1. Genel Kurulunu 18 Ekim 1954 tarihinde yapan Birliğimizde Elektrik M.O., Gemi M.O., Harita ve Kadastro M.O., İnşaat M.O., Kimya M.O., Maden M.O., Makina M.O., Mimarlar O., Orman M.O., Ziraat M.O. kurulması kabul edilmiştir. 1954 Yılında kurulan TMMOB, Anayasanın 135. maddesinde belirtilen kamu kurumu niteliğinde bir meslek kuruluşudur.
Kuruluşunda 10 Odası ve yaklaşık olarak 8.000 üyesi bulunan TMMOB‘nin, Oda sayısı 24‘e, üye sayısı ise yaklaşık 400 bine ulaşmıştır. İlimizde ise yaklaşık olarak 7 bin civarında mühendis, mimar ve şehir plancısı meslektaşımız görev yapmaktadır.
TMMOB ve bağlı Odaları; mesleki demokratik kitle örgütüdür. Demokrat ve yurtsever karakterdedir. Emekten ve halktan yanadır. Barıştan yanadır. İnsan hakları ihlallerine karşıdır, insanlık onurunun korunmasından yanadır. Örgütsel bağımsızlığını her koşulda korur, gücünü sadece üyesinden ve bilimsel çalışmalardan alır. Meslek ve meslektaş sorunlarının, ülkenin ve halkın sorunlarından ayrılamayacağını kabul eder. Sanayileşme ve demokratikleşme alanlarında durum tespitleri yapar, politikalar ve çözüm önerileri üretir. Ülkenin demokratikleşmesi için çaba sarf eder. Kamuoyu oluşturmaya yönelik çalışmalar içinde tartışmasız yer alır. Demokratik kitle örgütleri ve sivil toplum örgütleriyle ilkeli ve demokratik iş birliği içerisindedir.
Değerli basın mensupları
58 yıl önce çıkılan bu yolda ülkemiz ve mesleğimiz adına çok önemli çalışmalara imza attığımıza tüm yüreğimizle inanıyoruz. Bizler yukarıda belirttiğim ilkeler doğrultusunda hareket ettik ve böyle hareket etmeye devam edeceğiz. Hep doğruları dile getirdik, getirmeye devam edeceğiz
Biz; “ÜLKEMİZDEKİ 1.876 CANLI TÜRÜ YOK OLMA TEHLİKESİ İLE KARŞI KARŞIYADIR. GÜN “KULLANMANIN, KİRALAMANIN, TAHSİSİN, AFFINDA” DEĞİL, KORUMANIN VE YAŞAMIN SAVUNULMASININ GÜNÜDÜR! AKSİ HALDE, ÜLKEMİZDE, DOĞA YOK OLACAK” dedik.
BİZ; ” BESLENME HAKKI EN TEMEL İNSAN HAKLARINDAN BİRİSİDİR. GIDA OLARAK NE TÜKETTİĞİNİ BİLMEK TÜKETİCİLERİN EN DOĞAL HAKKIDIR. TEMEL GIDA MADDELERİNİN DENETİMSİZ ŞEKİLDE PİYASALAŞTIRILMASI HERŞEYDEN ÖNCE İNSAN HAKKI İHLALİDİR” dedik.
Biz; “DEPREM ÜLKEMİZİN YAŞADIĞI BİR GERÇEKTİR. DEPREMLERE KARŞI ALDIĞIMIZ ÖNLEMLERDE YETERSİZ. HATALI YAPILAŞMANIN BEDELİNİ İNSANLARIMIZ CANLARIYLA ÖDÜYOR!” dedik.
Biz “TÜRKİYE TOKİ’YE BAĞLANIYOR TÜRKİYE “KENTSEL DÖNÜŞÜM” ÇILGINLIKLARINA KURBAN EDİLEMEMELİ” dedik
Biz; “YANLIŞ ENERJİ POLİTİKALARININ BEDELİNİ DÜNYANIN EN PAHALI BENZİNİNİ KULLANARAK ÖDÜYORUZ. ENERJİDE DIŞA BAĞIMLI BİR YAPI SÜRDÜRÜLEMEZ. NÜKLEER ENERJİ BİR ÇÖZÜM OLARAK DAYATILAMAZ. İÇİ BOŞALTILMIŞ ÇED SÜRECİNİN NÜKLEER GÜÇ SANTRALİ İÇİN UYGULANMASI ALDATMACADAN BAŞKA BİR ŞEY DEĞİLDİR” dedik.
Biz; “BAZI YÖNETMELİKLERİN KRİTERLERİ DEĞİŞTİRİLEREK VEYA YÜRÜRLÜK TARİHLERİ ERTELENEREK KİRLİLİĞE, HASTALIKLARA VE ÖLÜMLERE DAVETİYE ÇIKARILIYOR” dedik.
Biz “SATILAN ORMANLARIMIZ DEĞİL GELECEĞİMİZDİR” dedik.
Biz “TEKSTİL VE MADENCİLİK SEKTÖRÜ ANADOLU TOPRAKLARINDA BİNLERCE YILDIR VAR. BU TOPRAKLARDA İNSANOĞLU DEĞİŞİME UYUM SAĞLAYARAK YAŞADIĞI MÜDDETÇE DE OLMAYA DEVAM EDECEKTİR. VERİMLİ TOPRAKLARDA TARLASINI BAĞINI BAHÇESİNİ EKEN ÜRETİCİLERİMİZ, BİRDE BORCA GİRİYOR- ANADOLU KÖYLÜSÜNÜ EMEĞİ ULUSLARARASI ŞİRKETLERE PEŞKEŞ ÇEKİLİYOR” dedik.
Biz “ENERJİNİN SAVAŞ NEDENİ OLDUĞU, DÜNYA VE ÜLKEMİZİN ENERJİ KRİZİYLE BOĞUŞTUĞU BİR ORTAMDA, JEOTERMAL, PETROL, DOĞALGAZ, MADEN ARAMALARINDA; BİZLERE İHTİYAÇ VAR” dedik.
Biz “DÜNYADA VE ÜLKEMİZDE TEMİZ SU KAYNAKLARINA OLAN İHTİYAÇ GİDEREK ARTMAKTADIR. GÜNÜMÜZDE OLDUĞU GİBİ, GELECEKTE DE SUYA OLAN İHTİYAÇ ARTACAKTIR. YERALTI SUYU KAYNAKLARININ BELİRLENMESİNDE, YERALTI SU KİRLİLİĞİNİN ARAŞTIRILMASINDA; BİZLERE İHTİYAÇ VAR” dedik.
Biz “ÇAĞDAŞ VE İNSANCA BİR YAŞAMIN VAR OLDUĞU KENTLERİN KURULMASINDA, İNSANLARIN GÜVENLİ BİNALARDA OTURMASINDA, SAĞLIKLI ORTAMLARDA ÇALIŞMASINDA YANİ YAŞAMIN HER ALANINDA BİZLERE İHTİYAÇ VAR.” dedik.
Değerli basın mensupları….
Biz bunları söylüyoruz…
BİZ BUNLARI SÖYLEDİKÇE KAMUSAL DENETİM VE MESLEK ODALARIMIZA YÖNELİK YOK ETME POLİTİKALARI HAYATIN HER ALANINDA UYGULAMAYA GEÇİRİLİYOR. Ancak unutulmamalıdır ki gücünü üyelerinden alan TMMOB ve ona bağlı odalar olarak bizler bu güne kadar hiçbir siyasi iktidar karşısında inandığımız doğruları söylemekten çekinmedik. Bu ülkenin ve bu halkın yararına olan doğruları söylemeyi bu günden itibaren de sürdüreceğiz.
Birileri bize üzerimize vazife olmayan işlere kalkıştığımızı söyleyecek….
Ama biz antidemokratik yasaları eleştireceğiz…
Biz 12 Eylül Anayasasının tümden değişmesi gerektiğini haykıracağız.
Biz YÖK’ün derhal kaldırılması için, üniversitelerin özgür aklın ve bilimin egemen olduğu eğitim kurumları olarak Türkiye’nin geleceğindeki yerini alması için elimizden geleni yapacağız.
Bizler siyasi iradeye kurban edilen 4+4+4’e itirazlarımızı sürdüreceğiz. “Çocuk ve gençlerin geleceği ve dolayısıyla toplumun geleceği üzerinde bu kadar oynamaya kimsenin ama hiç kimsenin hakkı yoktur” diyeceğiz.
Bizler bu güne kadar ülkemizin ve halkımızın sorunlarının kendi sorunlarımızdan bağımsız olmadığı düşüncesi ile hareket ettik ve böyle hareket etmeye devam edeceğiz.
Bizler için en değerli şey insanın yaşam hakkı olduğunun bilinci ile her zaman barışı savunduk. Küresel güçler ve onların Ortadoğu‘daki taşeronları, Irak ve Libya‘dan sonra Suriye üzerinde tahakküm oluşturmak, sonrasında ise İran‘a uzanan bir müdahaleyi gerçekleştirmek için aktif çaba içinde. Suriye‘de yaşanan iç savaş ve bu ülkeye yönelik askeri müdahalenin, bölgesel bir savaşın habercisi olduğu bilinmektedir. Tüm Ortadoğu savaşa, etnik, din ve mezhep çatışmalarına ve uzun süreli bir kaosa sürüklenirken yazık ki Türkiye’de bu girdabın içine çekilmektedir. Ancak gün savaş değil barış günüdür.,. Şimdi gün; tüm kışkırtmalara karşı, bir arada ve inatla barış dedik. Barışı savunmaya devam edeceğiz.
Saygılarımızla
TMMOB DENİZLİ İL KOORDİNASYON KURULU
